tr

Akü Bakımı

Günümüzde tam kapalı sistem akülerin kullanım alanı artmasına rağmen özellikle ağır vasıta ve otobüs grubunda açık sistem akülerde kullanılmaktadır.  Akünüz ister kapalı ister açık sistem akü olsun, belli noktaların belirlenen periyotlarda kontrol edilmesi gerekmektedir. Kontrol periyodu kullanım koşullarına göre değişmekle beraber minimum altı ayda bir yada ticari kullanımlarda 3 ayda bir şeklinde yapılmalıdır. Aküde ilk kontrol edilecek nokta akü kutup başı bölgesidir. Eğer kutup başında oksitlenme varsa sıcak su yardımıyla kutup başları temizlenmelidir. 

Oksitli bir şekilde kullanıma devam edilirse kutup başında erime ve enerji iletiminde problemlerden dolayı akü veya araç arıza yapabilir. Diğer önemli nokta akü sabitleme aparatlığının sıkılığıdır. Özellikle ağır vasıta ve traktör gurubunda eğer sabitlemelerde gevşeme çıkma durumu bulunuyorsa kutup başlarında erime, kutuda deformasyon akülerde aşırı sallanma, vibrasyon kaynaklı ızgaralardaki aktif madde dökülmesinden dolayı performans kaybı meydana gelebilir.

Akü açık sistem bir aküyse bu durumda mutlaka hücrelerdeki elektrolit seviyesi ve yoğunluk değerleri kontrol edilmelidir. Seviye plakaların bir parmak üstünde olacak şekilde ayarlanmalıdır. Eksilme varsa sadece saf su eklenmelidir. Akü içerisindeki hücreyi çok aşırı doldurma durumunda araçta yaşanabilecek bir sarsıntı esnasında hücre içindeki sıvının dışarı çıkma olasılığından dolayı araçtaki kablo veya bağlantı noktaları zarar görebilir.

Yapılan kontrollerde hücredeki elektrolit yoğunluk değerleri 1.24 gr/cm3 altında ise aküde sülfatlaşma yani kapasite kaybı başlamış demektir. Bu durumda mutlaka aküye redresör şarjı işlemi uygulandırılmalıdır. Kapalı sistem akülerde yoğunluk değeri ölçemeyeceğiniz için voltaj değeri ölçüp akünün doluluğu hakkında fikir sahibi olabiliriz. Eğer voltaj değeri 12.4 voltun altında ise aynı şekilde aküye mutlaka redresör şarjı yapılmalıdır. Burada dikkat edilmesi gereken nokta eğer akü araç üzerinde şarja maruz kalmışsa anlık olarak voltaj değeri yüksek bir değer gösterebilir. Yapılması gereken ya akünün belli bir süre dinlendirilip ölçümün yapılması yada araçtaki fark aydınlatmanın 5 dakika süreyle açılıp, biraz akü dinlendikten sonra ölçümün yapılması şeklindedir. Redresör şarjı işlemi akü plakalarında meydana gelen sülfatlaşma durumu düzeltmek adına yapılmaktadır. Bu işlem için limitli voltaj, sabit akım ayarlanabilir redresör gerekmektedir. Şarj işlemi öncesi için üç kriterin belirlenmesi gerekmektedir. Bunlar süre, voltaj ve akımdır.

Akü şarj Süresi Tablosu Yazısı
Yoğunluk
gr/cm3
Renk Voltaj Doluluk oranı Akü şarj süresi
1.280 Yeşil >12.60 Tam şarjlı *%100 Uygun
1.246 12.60-12.40 %100-%75 6 saat
1.213 Sarı 12.40-12.20 %75-%50 12 saat
1.180 12.20-12.00 %50-%25 18 saat
1.146 Kırmızı 12.00-11.70 %25-%0 20 saat
1.113 <11.70 Derin deşarj 22 saat
 
Şarj süresi akünün durgun voltaj yada hücre yoğunluğu ölçülüp İlgili şarj tablosu yardımıyla hesaplanabilir. Örneğin akü kapasitesi 60 amper saat, durgun voltajı da 12,26 volt olsun, tablomuza göre şarj süresinin 12 saat olduğunu görebiliyoruz. Redresör şarjı talimatına göre de Redresör voltajı 16,10 volt, Redresör akımı ise akü kapasitesinin 20/1 i kadar olacak şekilde ayarlanmalıdır. 60 amper saat akü için Redresör akımı 60/20 den 3 amper olacaktır. Bu aküyü bu koşullar altında şarj edersek plakalardaki sülfat iyonları tekrar sıvı hale dönüşeceğinden hücrelerdeki yoğunluk değeri artacak ve akü kapasitesi etikette yazan değerlere ulaşacaktır. Bu işlemin doğruluğunu kontrol etmek için şarj işleminden sonra akünün 24 saat bekletilmesi gerekmektedir, akü bekletildikten sonra durgun voltajı 12,7 voltun üzerinde olması gerekmektedir, eğer voltaj değeri 12,7 voltun altında ise şarj işleminde hata yapılmıştır veya aküde sülfatlaşma dışında başka bir arıza bulunmaktadır.

Redresör şarjına dikkat edilmesi gereken en önemli noktalardan bir tanesi de şarj alanının yeterince havalandırıyor olması gerekliliğidir.
Akü şarj olurken hidrojen gazı dış ortama verilir, eğer ortamda hidrojen gaz oranı %4 ten fazla olursa bu durum patlama riskini arttıracaktır. Dışarıdan gelebilecek en ufak kıvılcım, ateş veya elimizdeki statik elektriklenme bile akünün patlamasına yol açabilir. Servislerde en çok yapılan hatalardan bir tanesi de akünün şarjdan hemen sonra araca takılıp, kullanmaya başlanmak istenmesidir. Eğer aküde şarj esnasında oluşan hidrojen gaz sıkışması devam ederken, araç marşına basılırsa hücre içinde meydana gelen mikro bir kıvılcım akünün patlamasına yol açabilir.

 Akü bakımı ile ilgili eğitim videomuzu burayı tıklarak izleyebilirsiniz.
 
Başa Dön